Benden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2014 Çarşamba

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Tüm çocukların ve milletimin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun...

4 Mart 2014 Salı

Küçük ağaççıklarım :)

Bloğumu takip edenler bilirler bir meşe palamudu tohumu bulmamla başlayan bitki aşkımı :) (Bknz: ilk halleri) Ofisimde yaptığım bahçemin son halini görmek ister misiniz?
Sonuç:
Ektiğim 3 ceviz de çıktı. Kocaman yapraklılar cevizlerim...
Sümbülümün 3 ü de açtı :)
4 meşem çıktı :)
3 meşemden hala daha tık yok :(
Son anda ektiğim kestanem çıktı :)
2 kaktüsüm hala bıdık bıdık duruyorlar :)
Ama baktım artık bardaklar onlara dar geliyor. Büyüyemiyorlar. Hepsini daha geniş saksılara aldım bugün ofis arkadaşlarımla:) Bir nevi ağaç dikme etkinliği yaptık sabah sabah :) Gelecek bahara kadar saksıda durutucam. Gelecek bahar dikicem onları :) Sonra gene yetiştiricem yenilerini. Çok sevdim ben bu işi :) İlerde balkonumda bir sürü çiçek olacak kesinlikle. Renk renk...Çeşit çeşit...Bundan eminim :) İşte bu da çiçeklerimin geniş saksılarındaki mutlu halleri...
Bu arada bu hafta sonu İzmir'deydik. Urla'da gezdiğim bir seraya adeta hayran kaldım. İçim gitti. Benim olsaydı dedim. Zor çıktım :) Dayanamadım bir lale bir nergis aldım. Bir de çok güzel bir fincan saksı. Uçakla getirmek zor oldu ama sağ salim geldiler gene de. Onları işe getirmedim. Mutfak masamda duruyorlar şimdilik :) Bu meleği de Nesrin anne de gördüm, hoşuma gitti. O da verdi sağolsun. Yatak odasında abajurun yanında kitap okuyor şu esnalarda :)

14 Şubat 2014 Cuma

Sevgililer günü diye bir şey yoktur :)

Sevgililer günü diye bir şey yoktur :) Buna katılıyorum. Ama gıcıklık da yapmamak lazım değil mi? Madem adı böyle konmuş bu günün, nasıl her gün birbirine  "Seni seviyorum" diyorsan, bu gün de deyivermek lazım :) Ölünmez, inciler dökülmez :)  Hayatımı güzelleştiren her şey, herkes sizi seviyorum :) Sevgililer günümüz kutlu olsun :) Her günümüz sevgi dolu olsun :) Canım kocam seni seviyoruuuum :)

GüneşliTubiş 1 yaşında :)

Merhaba :) İşlerimin yoğunluğundan dolayı bu aralar pek yazamadım bloğuma. Ama hepsini tek tek not aldım. Aklımda...En kısa sürede yeni yayınlarla karşınızdayım :)
Bu kısa yazımın sebebi; artık benim sevgili bloğumda tam 170 yayını olan bir yıllık kocaman bir blog oldu bu hafta. Kutlamadan olmaz :) İnşallah hep yazmaya devam edicem :) Sevgiler...

21 Ocak 2014 Salı

Ben bugünlerde...

Spora yazıldık, neredeyse haftada 4-5 gün akşamları spora gidiyorum :) Çok mutluyum.
Daha az tatlı ve hamur işi yiyorum.
Sanırım 1-1.5 kilo verdim :)
3 hafta sonu üst üste cumartesi pazar eğitime gidiyorum :(
Tatil nedir unuttum :(
Evime zaman ayıramıyorum; dışarıda bir şey yapacak kadar zaman bulamıyorum :(
O yüzden buraya yazacak bir şeylerim yok malesef :(
Ve hala çok istediğim bir şey için dört gözle iyi haber bekliyorum!!!

İstiyorum ki:
Çok istediğim olay bir an önce olumlu gerçekleşsin,
Eğitim bitsin,
Eğlenceli haftasonlarım, mutfağımda geçirdiğim vakitler geri gelsin
ki ben  de sizlere anlatayım :)
Sevgiyle kalın, umarım herkes bu hafta beklediği herşeyin olumlu bir şekilde gerçekleştiğini öğrensin :)

13 Ocak 2014 Pazartesi

Kocişin doğum günü...

Bu hafta sonu sevgili kocamın doğum günüydü. İyi ki doğmuş canım kocam, iyiki benimle...Seni çok seviyorum canım kocam. Daha hep birlikte nice güzel yıllara inşallah :) Allah'a binlerce kez şükürler olsun...

31 Aralık 2013 Salı

Mutlu yıllar :)

Ayrıca bugün biricik kardeşimin de doğum günü. Doğduğunu öğrenmeyi arkadaşımın evlerinin balkonunda heyecanla beklemiştim :) İlk gördüğüm anı da hatırlıyorum tabi ki:) Çiçek alıp babamla annemi ziyarete gitmiştik :) Kardeş dünyanın en güzel şeylerinden biridir. Kandır, candır. Olmazsa yarımsınızdır. Onurcum biricik kardeşim seni çok seviyorum.

30 Aralık 2013 Pazartesi

İlk blog hediyem :)

Daha önce size Divan İstanbul City otelinden bahsetmiştim bir yazımda. (tıktık) Bu yazımı okuyan Divan İstanbul City sağolsun bana bir yeni yıl hediyesi göndermiş. Kamkat ve altınçilek...Eski kaydımı okuduğunuzda anlarsınız nedenini :) Kendilerine buradan teşekkür ederim. Bu güzel sürprizle daha önce de belirttiğim gibi ne kadar kibar ve müşteri memnuniyetini önemseyen bir otel olduklarını kanıtlamış oldular. İstanbul'a iş için gittiğimde her zaman ilk tercihim olacak :) Sevgiyle kalın...

26 Aralık 2013 Perşembe

Evimde beni mutlu eden bitakım şeyler ...

Evet, 30 yaşında olabilirim :) Ama bu böyle şirin şeyleri evime doldurmaya engel değil ki :)
Çok sevdiğim paşabahçe kapı süsüm :)
 Evimin neredeyse en sevdiğim yeri balkonum. Çok sade, çok şirin ve çok beyaz oldu :) Beyazı çok seviyorum. İleride daha geniş bir eve taşındığımda en büyük hayalim evimi aydınlatacak beyaz mobilyalar :)
Bakın Ankara'ya uygun şişko beyaz güvercin mumluklar balkonumda saksı olarak nasıl da bakıyorlar billy dolabın tepesinden tepesinden :)
Hiç sevmediğim halde sırf bunları kullanmak için bana neredeyse her hafta sonu haşlama yumurta yedirten sevgili paşabahçe yumurtalıklarım :) Çocuklar kanar bunlara ama işte ben de kanıyorum :)
Hevesten öle öle aldığım kurabiye kalıplarım ve vs. Fırsat çıksa da kurabiye yapsam diye gözetiyorum :)
İçine her bir şeyi koyduğumdan ne işe yarattığımı anlayamadığım ama balkon duvarıma cuk oturan ikea billy dolabım :) Aslında bunu yarı cam kapak almıştım. Teslimatta yanlış geldi. Ama iyi ki yanlış gelmiş. Ben bu dolabın karışık raflarını görmeyi çok seviyorum :)
 Sevgili Yıldız'ın küçükken ki barbileri :) Ben çok sevdiğim için bizim eve geldiler :)
Hemen billy dolabımın karşı duvarına yaslanmış, evdeki bütün süprüntüleri toplayan gene ikeadan aldığım beyaz dolabımın üstündeki tepe home kuşlarım ve paşabahçe kuş yuvam. Çok seviyorum burayı:)
 Buda evimin çeşitli yerlerinde asılı duran English Home bereket kuşlarım :) Çok ihtiyaç oluyo evde bunlara. Evin en büyük ihtiyacıydılar. Hemen gittim o yüzden koşa koşa aldım :)
Sanırım evimi seviyorum :) Sevgiler. Yarın Cuma yaşasıııın :)

23 Aralık 2013 Pazartesi

Ne kadar da büyüdük!!!

Bir önceki postumda iş için İstanbul'a gittiğimi yazmıştım. Neredeyse hep çalışmakla geçse de Cumartesi akşamını ve Pazar gününü çok sevdiğim arkadaşlarıma ayırdım :) Cumartesi günü Elif ve Barış & Evrim'le, pazar günü de öğlen Barış & Evrim'le akşam ise yıllardır görmediğim, lisedeyken yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen sevgili arkadaşım Nurgül'le geçirdim. Hatta onlarda kaldım. Çok değişik aslında, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen biz sanki daha dün görüşmüş gibi olduk :) Kaldığımız yerden devam ettik. Çok mutlu oldum.
Eskiden biz çocuktuk. Şimdi artık bizim çocuklarımız oluyor :) Ne garip! Nurgül'ün ikiz bebişleri oldu. Çok merak ediyordum, gidip gördüm merakım gitti. Ama şimdi de özlüyorum :( Çok tatlı olmuşlar. Çok bıdıklar, hiç ağlamıyorlar. Ama ikiz bebek bakmak çok zormuş. Bunu gördüm :) Buradan arkadaşıma kolaylıklar diliyorum. İnşallah kocaman kız oldukları zamanlar gelince şimdi çok yoruluyor ama o zamanda üçü çok eğlenecek :) Çok şanslı bir anne bence :) Bu da ikizlerle verilebilecek en klasik poz :)

11 Aralık 2013 Çarşamba

Kar...

Kar ne güzel yağdı cumartesi gecesi Ankara'ya. Her taraf bir saat içinde beyazlara büründü. Biz de geri kalır mıyız? Çıktık dışarıya koca ile. Biraz yürüyüş yapalım dedik. Ama işi abartıp, Güneş boyunda bir kardan adam yaptık :) Güneş en alttaki topu, ben ortanca topu, biz yaparken yanımıza gelip "Abi siz nasıl yapıyosunuz? Bizim karlar birleşmiyo ki..." diyen iki çocuğa kartopu yapmayı öğreten sevgili kocamda çocuklar sevinsin diye kafasını da onlara yaptırdı :)
Bunlar da bizim kafayı yapan çocuklar ve kardan adamımızın hayranlarıyla çektirdiğimiz bir foto :)
Sonra herkes fotoğraf çektirmeye başladı bizim kardan adamla. Bizim camdan görünen kardan adamımızın yanına sürekli insanlar gelip güzel pozlar verdiler. Ama iki saat sonra yanına genç bir kız ve bir oğlan geldi. Kız kardan adamın önünde durdu. Baktı, baktı ... Sonrada elleriyle kardan adamın 2. topunu iterek, kardan adamı yıktı!!! Ben de öylece camdan bakakaldım. Bazı insanlar niye böyle? Niye güzel şeylere tahammülleri yok. Neden diğer insanları mutlu eden şeyleri, bozmak için bu kadar hevesliler....Gerçekten anlayamıyorum. Hayattan zevk alamayan bazı insanlar, bunu beceremedikleri gibi başka insanların aldığı zevki de kıskanıyorlar... Her neyse...Konumuz kar, hayat dersi vermeyelim şimdi:) Bu kış sert geçeceğe, daha çok kar yağacağa benzer. Gene yaparız,; ne yapalım :)
Eve gelince de sıcacık bol tarçınlı birer saleple ısıttık kendimizi...
 
Beyaz kar, her şeyi bembeyaz yaptığı gibi, inşallah bizim hayatlarımızda da tertemiz bembeyaz sayfalar açar. Güzel yeni başlangıçlara vesile olur. Yeni bir yıl, yeni umutlar...Her şey herkesin gönlünce olur inşallah.

5 Aralık 2013 Perşembe

Ofiste bir takım değişiklikler...

Bu aralar ofiste bir takım değişiklikler yaptık. Duvarlarımızı BauHaus'dan kendimizin seçtiği tablolarla şenlendirdik. Çok güzel oldu. En azından bakıp hayal kurmak için idealler:)



Bir de ben masama sanatsal kartlarla bir kombinasyon yaptım. Nasıl olmuş?
Buda ofisimize aldığımız Atatürk resmimiz.
Şimdi sırada yılbaşı ağacımız olacak inşallah. Belki çekiliş yapıp birbirimize yılbaşı hediyesi alırız:)
Bir de bahçede bulduğum bir meşe palamudunu ofiste diktiğimi daha önce yazmıştım. Bu ufak girişim küçük çaplı bir bahçeye dönüştü şu sıralar :)
Pet bardaktakilerin hepsi meşe palamudu. Diğerlerini de gene bizim bahçeden bulduk. Kulplu bardaktakiler ceviz. Üç tane cevizi 3-4 gün suda beklettim; diktim. Daha önceki iş yerimde böyle yapmıştık arkadaşlarla. Hepsi çıkmıştı :) Hatta diktik onları ODTU Teknokente. Sanırım şimdi baya bir büyümüşlerdir :) İki tane bıdık kaktüsüm var. Şu büyük saksıdaki de sümbül. Üç tane sümbül soğanı var saksıda :) Benim evim küçük. Çok yer yok. Ama apartmanımızın koridoru baya geniş. Buralarda çiçek yetiştirmek serbest. Güneş'le oraya bir kaç bitki almaya karar verdik :) Bir meşe palamudunun bizde yarattığı heyecanı görün :) İnşallah çıkarlarda size bu ofis bahçemin yeşillenmiş halini de gösterebilirim :)
İşte bunlarda ofiste mutlu olabilme çabaları :) Denemenizi tavsiye ederim. Biraz işe yarıyor:)

19 Kasım 2013 Salı

Ufak bir mutluluk sebebi

Bugün iş yerinde mola verip bahçede dolaşırken bir meşe palamudu buldum. Ama sadece bir tane. Aldım pet şişeye diktim. Bakalım çıkabilecek mi? Bir meşe palamudunun durumunu öğrenmek için onu suya atmak gerekiyormuş. Suya batarsa iyi durumda, batmassa kötü durumda demekmiş. Ben denemedim. Sıkıcı iş yerimde bana mutluluk verecek gibi geldi. O yüzden öğrenmek istemedim. Bakalım çıkmayı başarabilecek mi?

4 Kasım 2013 Pazartesi

Bu hafta sonu...

Bu hafta sonu bize taa İzmirlerden canım arkadaşım Özgüç geldi :) Cumartesi günü işte olmam gerektiği için çok vakit geçiremedik ama bizde kaldı ve pazar sabahı da Ece, Elif, Figen de bize kahvaltıya gelince tam süper bir pazar günü oldu. Kız kıza bol sohbetli, eğlenceli, kahveli, bol yemeli içmeli bir gün geçirdik. İnşallah en kısa zamanda tekrarlayabiliriz :) Bu da güzel kahvaltı soframızdan kareler, yeni kahvaltı takımım ve tabi ki annemin diktiği süper masa örtüm :)


Aslında kendisi bir takım değil. Karaca'dan ben ekleye kökleye takım yaptım. Hep dikdörtgen beyaz tabak istiyordum...Denk geldi. Ama hazır buraya bunu yazmışken bir de şikayet edeyim. Bana kahvaltı takımını alırken beş tabak veren ve altıncısını iki gün sonra bana teslim edeceğini söyleyen Armada Karaca neredeyse bir buçuk ay geçmesine rağmen hala o tabağı getiremedi... En son aradığımda da saçma sapan yalanlar söylediler...Eğer altıncısını çok kısa bir sürede tamamlamazlarsa aramızda hoş olmayan şeyler yaşanacak sanırım...İşte siz siz olun benim gibi bu iki gün sonra getireceğiz yalanlarına kanmayın.
Güzel başlayan yazımı güzel bir şekilde bitireyim ama:) Akşam bizim evin orada yapılan yeni yeşil alan açılışı nedeniyle Zülfü Livaneli konseri vardı. Biz de Güneş'le gidip üç dört şarkı dinledik. İyi geldi...Hepinize iyi bir hafta diliyorum :)

Adı Örsan olsun :)

Bu yazı Hvl dostlarıma :)
Bana geçtiğimiz çarşamba tatil dönüşü sendromu yaşarken bloğumun jobs kaydına yorum yazarak kahkahalarla gülmemi sağlayan sevgili arkadaşım Örsan 'dan ötürü bu yazının adı Örsan olsun :) Aslında böyle benim bloğumu beraber okumanız, altına yorum yapmanız falan hoşuma gitti. Beni unutmadığınızı gösteriyor öyle değil mi? Unutmayın beni :) Valla ben sizi çok özlüyorum. Keşke diyorum tekrar beraber çalışabilsek...Hepinize benden kucak dolusu sevgiler. Güzel bir hafta geçirin. Belki bir ara öğle yemeğine gelirim :) Yeni yorumlarınızı bekliyorum :) Ya içimden bu yazının altına şu yüzlerimizi birbirimizinkiyle değiştiren iphone uygulamasıyla çektiğimiz ve deli gibi güldüğümüz fotoğrafı koymak geldi :) Ama gene şanlısınız hadi çünkü bulamadım :) Sahi o foto nerde? Varsa göndersenize valla buraya koymıycam :)

30 Ekim 2013 Çarşamba

Döndüm :)

Döndüm sevgili okurlarım. Bir çok güzel anıyla, hiç unutamayacağım maceralarımla Tayland' dan döndüm. Hepsini sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Ama önce iş yerinde okunması gereken mailler, yapılması gereken birikmiş işler, evde çamaşırlar, yerleştirme, kışlık kıyafetleri çıkarma işleri maalesef beni bekler :) Ama bloğumu da özlemişim. Bir şeyler yazmadan gidemedim şimdi :) Siz de yazılarımı bekleyin olur mu? Hepinizi öpüyorum.

Cumhuriyetimizin 90. yaşı kutlu olsun!


Cumhuriyetimizin 90. yılını tüm kalbimle ve içtenlikle kutluyorum. Bize bu günleri yaşatan Mustafa Kemal Atatürk' e, sevgili Ata'mıza minnetimizi ne kadar dile getirsek az. Cumhuriyetin ve vatanımızın ilelebet bekçileriyiz...

15 Ekim 2013 Salı

11 Ekim 2013 Cuma

Ben bi gidip gelcem :)

Sevgili okurlarım, bilmiyorum çok musunuz az mı ama size haber vermeden gidemedim. Sizi ihmal ettiğimi düşünün istemedim. Yaz bitti; herkes tatile gitti, geldi... Ama ben daha şimdi gidicem. Gelince size bol bol tatil anılarımı yazıcam. İnternetim olmayacağı için bloğuma 30 Ekim'e kadar bir şeyler yazamayacağım. Bu arada beni özlerseniz sevinirim :) Hepinize iyi bayramlar diliyoruuuuum :)