mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2014 Perşembe

Pinterestten Seçtiklerim...

Haftanın sonuna yaklaşırken sizler için topladığım pinterestten seçtiklerim bölümüyle gene karşınızdayım sevgili okurlar :) Uzun süredir yemek tarifi ve pinterest seçmelerimle bloğu doldurmuşum. Ne sinemaya gitmişim, ne gezmişim...Ne de eskiden gezmeye gittiğim yerleri yazabilmişim :( İnşallah bu ay taslak olarak yazıp bir türlü resimlerimi seçemediğim için yayınlayamadığım Tayland yazılarımla karşınızda olacağım :) Bir de inşallah bu ay bir Konya gezisi yapmayı planladık. Bir aksilik olmaz da gidersem size gezdiğim yerleri de anlatırım. 1 Mayıs tatilinin perşembe olmasını fırsat bilen sevgili koca kişisi ve ben Cumayı da izin alarak 4 günlük bir ufak tatilcik planladık bir de. Havalar güzelleşti ya artık gezmeler başlasın :) Şimdi gelelim şu pinterestten seçtiğim fikirlere. Umarım bu seçtiklerim sizlerin de hoşuna gidiyor ve benim gibi "aa ben bunu kullanırım" diyorsunuzdur ve sıkılmıyorsunuzdur :)
Aşağıda görmüş olduğunuz alet sadece şirinliğiyle değil aynı zamanda işlevselliğiyle de dikkatimi çekti. Valla bir yerler de görsem alırım :) Yumurtanın sarısıyla beyazını ayırmak zor bir atraksiyon değil. Ama olsun, bence güzel bir buluş :)
Meyve sunumuna bayıldım. Bence çok uygulanası bir fikir :)
Burada da bitmiş bir karpuz kabuğundan sürahi yapmışlar :) Buzlu bir meyve suyu kokteyli yapıp, bu karpuz kabuğunda ne güzel ikram edilir yazın :) Uğraşılabilir bir şey mi? Bilmiyorum, orası tartışılır :)
Burada da gök kuşağı pasta nasıl yapılır onu buldum :) Kolay görünüyor sanki...Denenebilir bence. Ama şeker hamuru yerine sadece krema ve renkli kısmı için de boni bon kullanırdım ben olsam. Daha bir yenebilir olur o vakit.
Basit görünmüyor mu? Çok yaratıcı bence...
Aşağıdaki sunuma da bayıldım. Hatta yapmayı planlıyorum. Önce tombik ve irice köfteler yaparım. Biraz fırında pişiririm. Sonra çubuğa ikiye böldüğüm domatesin bir yarısı, üstüne köfte, üstüne kaşar ve üstüne öteki domates yarısını kapatırım, tekrar fırına veririm. Misafire bile yapılır bence.
Balık yaş pastanın bu kadar kolay olduğunu biliyor muydunuz? İnsan bunları görünce hepsini deneyesi geliyor valla.
Güzel bir sunum önerisi daha. Yoğurtlu bir şey yaptığımızda ona havuç şeklini verip, havuç rendesiyle kaplayabilir ve tepesine maydanozlarla tam bir havuç görünümü yaratabilirsiniz.
Burada da lavaştan pizza yapma fikri hem basit hem de güzel geldi. Ondan paylaşmak istedim.

2 Nisan 2014 Çarşamba

Çikolatalı gül kek

İşte ne zamandır nasıl olacak diye merak edip bir türlü uygulamaya koyamadığım bir tarif daha! Aslında bir tarif değil bu bir sunum önerisi. Deneyin. Harika oluyor görüntüsü:) Ama ufak gül şeklinde silikon kek kalıplarından gerek. Ben Tantitoniden almıştım.
Yapımı ise çok basit tek yapmanız gereken klasik bir kek yapmak. Neli istiyorsanız... Yalnız kek kalıbına yapışmayacak bir malzeme kullansanız iyi olur.
Gül kek kalıbında keklerinizi pişirin.
Soğuduktan sonra kalıptan zedelemeden çıkarın ve kalıplarınızı güzelce yıkayıp kurulayın.
Daha sonra benmari usulü ile erittiğiniz çikolatayı (beyaz çikolata da süper olabilir :) ) her kalıbın içerisine 1 yemek kaşığı dökün (Ben 160 gr. çikolata erittim. Bildiğimiz sütlü çikolata. Küçük küçük kırıp benmari usülü erittim)
Pişmiş ve iyice soğumuş keklerimizi tekrar kalıpların içerisine çıkardığımız şekilde sokup çok hafifçe bastırın.
Buz dolabında 5-6 saat bekletin. Sonra da yavaşça çıkarın...
Sonuç harika :)
Madem bu sunumu paylaştım klasik ve sade kek tarifimi sizlerle paylaşmayı borç bilirim :)

Sade Klasik Kek
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 çay bardağından 2 parmak az sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt (süt de olur)
1 kabartma tozu
1 vanilya
Alabildiği kadar un
Yapılışı:
Önce yumurta ve şekeri karıştırıyoruz. Un hariç diğer malzemeleri de katıp karıştırıyoruz. En son da unumuzu ekliyoruz. İçerisine limon kabuğu rendesi veya üzüm ceviz, havuç ceviz, çikolata parçaları, kuru meyveler yada kakao ne isterseniz, neli isterseniz unu eklemeden önce karışıma katabilirsiniz. Sevgiler. Afiyet olsuuuun....

12 Mart 2014 Çarşamba

Mutfakta geçen bir hafta sonu...

Başlıktan sanmayın ki şikayetçiyim :) Seviyorum ben mutfakta vakit geçirmeyi, değişik güzel şeyler denemeyi yapmayı. Bu hafta sonu hem cumartesi hem pazar misafirlerim vardı. Cumartesi gelenler misafir sayılmaz gerçi. Kuzenim, çocukları ve annemler bizdeydi. Sohbet ettik, çay içtik balkonda... Çayın yanına güzel birşeyler yapmaya çalıştım tabiki :) Menümde peynirli börek, tiramisu (tarif için tık tık), fellah köftesi, muzlu muffin ve annem diyette olduğu için bir takım buharda pişmiş sebze çeşitleri vardı :) Hepsi güzel olmuştu bence, gönül rahatlığıyla denemenizi tavsiye ederim :)
Ben bloğumda zaten denemeden ve güzel olduğunu görmeden hiç bir tarif vermiyorum. Önce kendim yapıyorum. Güzel olduysa sizinle paylaşıyorum :) Ama herkesin aynı özeni gösterdiğini malesef düşünmüyorum. Bazen bir şey yapmak istediğimde internette araştırıp bir tarif buluyorum yada bir tarif çok değişik geliyor onu denemek istiyorum. Deniyorum, her şeyi anlattığı gibi, anlattığı miktarlarda malzemelerle yapıyorum. Bir bakıyorum; benimki olmuyor. Çok sıvı oluyor, katı oluyor, tutmuyor. O zaman biraz sinirleniyorum doğrusu... Sonuç olarak ilk kez pasta yapmıyorum. Denediklerimin çoğu oluyor da o niye olmuyor anlayamıyorum. Ya denemeden ordan burdan buldukları tarifleri yazıyor insanlar yada kötü olsun diye malzemeyi falan eksik yazıyor...Doğrusu öyle düşünüyorum. O nedenle kendi tariflerimi çok özenli bir şekilde anlatmaya çalışıyorum ve denemediğim yada deneyipde bir şekilde beceremediğim tarifleri burada yazmıyorum...Tabiki bazen de insan bir şeyleri gözden kaçırabilir, direk de suçlamış gibi olmıyım :) Her neyse ben daha fazla uzatmadan bu hafta sonu yaptığım mamalarımın tariflerini vereyim :)

Peynirli Börek (Çıtır çıtır ve sigara böreği kıvamında bir börek)
3 yufka
Her bir yufkayı yağlamaya yetecek kadar tereyağ- sıvı yağ (1 çorba kaşığı tereyağ ve bir miktarda sıvı yağ koydum ben)
Damak tadınıza uygun peynir (Ben lor ve beyaz peynir karışımından yaptım)
Üzeri için bir yumurta sarısı

Bir yufkayı açıp yağlıyoruz. Yufkayı önce 4 e sonra her bir çeyreği 3 e bölüyoruz üçgen şeklinde. Yani.bir yufkadan 12 börek çıkıyor.
Sonra geniş yerlerine peynir koyup, sigara böreği gibi sarıyoruz.

Böreğinizi yapar yapmaz, dolapta bekletip ertesi gün, yada difrize koyup daha sonra pişirebilirsiniz.
Tek yapmanız gereken pişirmeden önce börekleri bir süzgeçle suya daldırıp çıkarmanız ve sularını süzdürmeniz. Daha sonra da yumurtanın sarısını sürüp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizerek  fırına(Ben 200 derecede pişirdim) atmanız.
Difrize koyarsanız da, difrizden böreklerinizi çıkarıp suya sokup çıkardıktan sonra gene yumurta sürerek pişirebilirsiniz. Sigara böreği gibi çıtır çıtır oluyor hemde yağda kızarmadığı için hafif oluyor. Denemenizi öneririm. Ben de halamlarda yemiştim bu böreği ilk defa, çok beğenmiştim.

Muzlu Muffin
Kararmış ama tadı tam kıvamında buz dolabınızda kalmış muzlarınızı ne yapıyorsunuz? Ben bu hafta sonu dolabımda kalmış 2 muzu naapsam ki araştırması yaparken farkettim ki, hamarat ablalar teyzeler bunları çok güzel değerlendiriyorlar... Ben de nasıl değerlendirdiklerini inceledim ve daha önce de hiç bir muffin tarifi denemediğim için merak ederek muzlu muffin tarifini seçtim. Bildiğim kadarıyla muffin keke göre daha hafif oluyor. Yumuşacık, sünger gibi oluyor. Deneyince de farkettim ki keke göre hem aynı zorlukta hem de daha lezzetli. Belki bundan sonra benim mutfağımda muffin kekin pabucunu dama atar :) Tarif gerçekten güzel oldu. Ancak hamur birazcık akışkan o nedenle sert muffin kalıpları kullanmanızı öneririm. Benim gibi tantitoniden tamamen süsüne bakıp da kağıdı incecik olan kek kağıtlarından alırsanız bazı keklerinizi kağıt taşıyamadığı için yamuk olabilir. Şu karton gibi olan sert muffin kağıtlarından yada şu teflon kalıplardan kullanırsanız görsel olarak da süper bir sonuç elde edebilirsiniz... Resimde benim ince kağıtlarımla pişmiş yamuk ama leziz keklerimin resimini görebilirsiniz :) İşte tarifi aşağıda... Afiyet olsun...
Malzemeler:
2 adet olgun muz (Küçük yerli muzsa 4 tane kullanabilirsiniz)
1 yumurta
yarım su bardağı toz şeker
yarım su bardağı süt
yarım su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
İrice kıyılmış ceviz içi (ben yarım ila bir su bardağı arası koydum)

Yapılışı:

Muffin yapılırken dikkat etmek gereken iki şey varmış:
Birincisi mikser kullanmamak ve malzemeleri kaşıkla karıştırmak. Ancak çok karıştırmamalıyız. Sadece birbirine girişecek kadar :)
İkincisi ise katı ve sıvı malzemeleri ayrı kaplarda karıştırıp daha sonra birbirleriyle karışırmalıyız.
Gelelim yapılışına :)

Bir kaba un,tarçın, vanilya, kabartma tozu ve ceviz içini koyalım ve karıştıralım.
Muzlarımızı çatal yardımıyla ezerek püre haline getirelim.
Yumurtayı ayrı bir yerde çırparak muzlara ekleyelim.
Şeker, Süt ve Yağı da muzların olduğu kaba koyalım ve kaşıkla malzemeleri birbirine karıştıralım (Çok karıştırmak yok.)
Sonra unlu karışımımızın ortasını açıp ortasına sıvı karışımımızı boşaltalım ve kaşıkla malzemeler birbirine şöyle bir karışana ve unu yedirene kadar karıştıralım.
Daha sonra sert muffin kalıplarımıza üzerlerinde bir parmak boşluk kalacak şekilde döküp, önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 25-30 dakika pişirelim. Boşluk önemli çünkü çok kabardığı için taşıyor...
Muffinler piştiğinde yumuşak oluyor. Pişmediğini düşünmeyin ve hemen bir kürdan batırarak içinin çok güzel pişmiş olduğunu görün :)
Bu kolay ve nefis lezzeti mutlaka denemenizi öneririm. Çok güzel kabarıyor. Afiyet olsun.
NOT: Daha sonra sert kalıpları kullanarak yaptığım nefis muffinlerimin süper görüntüsü de aşağıda :) Bu denememde içerisine bitter çikolata parçacıkları da koymuştum :)

Fellah Köftesi
Malzemeler:
2 bardak ince bulgur
1 bardak un
1 bardak kaynar su
1 yumurta
1 kaşık biber salçası (domates biber karışık da olabilir)
kimyon, nane, karabiber, pulbiber
tuz
Sosu için:
1 kaşık domates, 1 kaşık biber salçası
Zeytin yağı
8-9 diş sarımsak

Servis önerisi (Üzeri için):
Sarımsaklı yoğurt
Sumak
Nane
Pul biber

Yoğurma kabınıza iki bardak ince bulguru ,baharatları koyun ve şöyle bir harmanladıktan sonra 1 bardak kaynar suyu dökün. Kabın ağzını kapatıp, bulgurların yumuşaması için 10 dakika bekleyin.
10 dakika sonra yumuşamış bulgurumuzun ortasını açıp, salça,tuz ve unu ekleyin. Elinizi soğuk suyla ıslatıp yoğurun. İyice karışınca yumurtayı da kırın. Çok güzel bir şekilde iyice yoğurun. Yoğurmak önemli. Tüm malzemeler güzelce birbirine karışmalı. Yoğururken suyunun az geldiğini düşünürseniz, ara ara çok az sıcak su dökebilirsiniz. Ben bir miktar ekledim. Ancak yavaş yavaş fazla olmadığından emin olarak. Zaten karışım top halini almaya bütünleşmeye başlıyor (hamur gibi).
Daha sonra yoğurduğunuz karışımdan ufak parçalar kopararak yuvarlayın ve ortasına serçe parmağınızla bastırın. Un serpilmiş tepsiye şekil verdiğiniz köftelerinizi koyun. Şekil verirken elinizi arada sırada suya batırırsanız daha güzel şekil verirsiniz.
Şekil verme işlemi bittikten sonra köftelerinizin iyice una bulandığından emin olun.
Bu aşamada köftelerinizi dipfrize koyarak, ani misafirleriniz geldiğinde pratikçe ikram edebilirsiniz :)
Tencerede köfteleri haşlamanıza yetecek kadar suyu kaynatın. Kaynayınca içerisine köfteleri şekillerini bozmadan koyun.
Bu arada genişçe bir tavada zeytinyağında incecik doğranmış sarımsaklarınızı iki dakika kadar kavurun. İçerisine salçayı ekleyin ve salçanızı da yağda güzelce kavurun.
Bu esnada kaynar suda haşlanmakta (Çok haşlanmamalı 8 dakika falan) olan köftelerimizi bir delikli kaşık yardımıyla kavrulan salçalı yağa alalım. Ve içerisine haşlama suyundan bir kepçe kadar ekleyelim. Çok karıştırmayın. Yoksa köftelerinizin şekli bozulur. Bazen hafifçe tavanızı sallayın yeterli. Beş dakika sonra yayvan bir tabağa köftelerinizi alın ve tavada kalmış salçalı sosunuzu köftelerin üzerine dökün.
Tabaklara ikram edereken üzerine sarımsaklı yoğurt sumak, pul biber ve nane ile servis yapabilirsiniz. Ben de bu köfteyi Antepli bir komşumuzdan öğrenmiştim. Yapılışı biraz zahmetli gibi görünse de benim için tek zorluğu sabırla tüm köftelere şekil vermek :) Denemenizi öneririm. O kadar zor olmadığını göreceksiniz. Sevgiler...

Portakallı Sos
Gelelim beni bu hafta sonu sinirlendiren ve yukarıdaki insanlar doğru dürüst tarifler vermiyor dedirten tarife :) Tabiki bu tarifi sizinle paylaşmayacağım. Instagramda gördüğüm ve görüntüsü çok hoşum giden irmikli muhallebi diye bir şey paylaşmıştı birisi. malzemeleri hoşuma gitti. Labne peyniri falan da koymuştu. Güzel olacağını düşünüp denedim. Aslında güzel oldu :) Ama bayanın verdiği tarifle değil. bayanın verdiği tarifi uyguladığımda muhallebim bildiğiniz kremalı çorba kıvamında yani çok duru oldu. Ben de gıcık oldum ve sonradan bir miktar irmik katarak tekrar pişirmeye ve koyulaştırmaya çalıştım. Koyulaştı da tadı da güzeldi. Ancak sonuç olarak tarif tutmadı. O nedenle sizlerle bu muhallebinin tarifini paylaşmak istemiyorum. Bu bayan çilekli yapmıştı. Ama ben mevsime uygun olsun diye portakallı sosla denemek istedim. Portakallı sos nasıl yapılır diye araştırdığımda ise bu tarifi buldum. Gerçekten çok güzel oldu. Muhallebiye çok güzel bir tat kattı. Ben de bunu sütlü tatlılara, pastalara mutlaka kullanmalıyım diye düşündüm. Siz de sütlü tatlı yada cheesecake gibi pastalarınızın yanında jöle yada hazır soslar yerine bu sağlıklı sosu deneyebilirsiniz. Afiyet olsun :)
Malzemeler:
2 portakal
1 tatlı kaşığı nişasta
3 çorba kaşığı şeker (tepeleme koymayın. Normal koyun)

Yapılışı:
Portakalları yıkayarak birinin kabuklarını rendeleyin. Portakalları sıkın.
Portakal suyunu, nişastayı,şekeri ve rendelenmiş portakal kabuğunu bir tencerede kaynayana kadar karıştırarak pişirin.
2-3 dakikada kaynayarak karıştırarak pişirin.
Soğuyunca istediğiniz tatlınızda sos olarak kullanın.
Afiye olsun :)

26 Şubat 2014 Çarşamba

Bebek kurabiyeleri

İlk defa hiç tanımadığım birisine kurabiye yaptım desem :) Yeni doğacak bir kız bebeği için yaptığım kurabiyeler çok cici oldular :) Onlar güzel ben ise mutlu...Buyrun fotoğrafları :)

 
 
Bu da Ada'nın minik ablası üzülmesin diye. Onun için sadece bir adet kurabiyecik :) Hemen aynı renklerden; pratik :)

Brokoli çorbası

Hep içerim bir yerlerde brokoli çorbasını ve çok da severim. Her içtiğimde de ben de yapmalıyım diye düşünürdüm. Geçenlerde içince dışarıda gene aynı şeyi düşündüm. Evde de brokoli vardı. Hemen bir nasıl yapılır araştırmasından sonra sağlıklı ve iyi olacağını düşündüğüm bir tarif buldum. Çok güzel oldu. Mutlaka denemelisiniz. Kış için harika bir çorba alternatifi :)
NOT: Bu çorbayı yaptığımda evimizde Nesrin anne ve Necati baba da vardı :) Onlar da çok beğendiler. Çorba resmi istek üzerine Nesrin anneli :)
Brokoli Çorbası

Malzemeler:
Yarım kilo brokoli
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı un
1.5 su bardağı süt
2 su bardağı sıcak su(Eğer yoğun olduğunu düşünürseniz biraz daha su ekleyebilirsiniz)
Karabiber, Tuz

Yapılışı:
Önce brokolileri az suda haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra suyunu süzüp (çok az suyu kalsın) blenderla püre yapıyoruz.
Tencerede tereyağını eritip, unu katıyor ve un kokusu geçene kadar unu kavuruyoruz.
Sütü yavaş yavaş ve karıştırarak ekliyoruz.Kaynayana kadar karistiriyoruz.
Püre yaptığımız brokolileri de ekliyoruz. Karabiber ekliyoruz. Karıştırıyoruz.
En son kaynar suyu da ekleyip, tuzunu katıyoruz ve bir taşım kaynadıktan sonra altını kapatıyoruz.
harika çorbamız hazır :) Afiyet olsun...

20 Şubat 2014 Perşembe

Korsan pasta, korsan kurabiyeler :)

İşlerim yoğun olduğu için yazamadım. Ama geçtiğimiz günlerde gene bir eğlenceli işler peşindeydim. Önder ve Seda'nın tatlı oğlu Burak'ın doğum günü için çok güzel kurabiyeler yaptım. Seda temayı korsan seçtiği için kurabiyeler de korsan oldu. Sonra iş hafiften büyüdü. Bir de Burak 'a Seda ile Korsan pasta yaptık. İçi ona dışı bana ait diyebiliriz :) İşte buyurun benim korsan Burak maceram...
Önce kurabiyeleri hobipediaofema tarifine göre pişirdim :) Bu büyüklükte kalıbım olamadığı için, kurabiye hamurlarını su bardağı ile kestim. Buna rağmen şekilleri çok muntazam oldu ve tabiki bu süper tarif sayesinde hiç büyümediler.
Sonra da kurabiyeleri süsledim şeker hamuruyla. Korsanlarımın burun ve göz bebekleri kocişime aittir bu arada :) Oda resime veya seramiğe meraklı bir insan olduğundan özendi ve bana biraz yardım etti :)

 Sonra da sıra geldi paketleme, süsleme ve etiketleme işine... Ve ortaya bu komik tipler çıktı. Bu arada korsan suratların yapımında hiç kalıp yoktur :) Hepsi benim el emeğim göz nurumdur :) O yüzden her korsanımın ayrı bir karakteri var. Sevimli korsan, sinirli korsan, şaşkın korsan gibi :) Seda'nın söylediğine göre herkes çok beğenmiş. Ben de çok mutlu oldum :)
Sonra da doğum gününden bir gün önce Seda ile Burak paşaya bir de pasta yaptık. Seda kekini, kremasını ve dış kaplamasını yaptı. Ben de pastanın dizayn ve süsleme şekilleri ve yerleştirilmesi işlerini yaptım. Bu arada Korsan'ın yaratıcısı resim kabiliyeti süper olan kocamdır. O kağıda çizdi; ben şeker hamuruna çevirdim :) Ortaya da bu sevimli korsan pastacık çıktı. Hem çok zevkli oldu benim için hem de Burak çok sevindi...
Bu pozda doğum günü hazırlıklarından başarıyla kalkan ekibin zafer pozu :)

4 Şubat 2014 Salı

Şip şak akşam yemeği - 2 :)

Bu sefer ki şip şak yemeğimde biftek :) Hatta yanında da gene mantar :) Ama bu seferki başka türlü mantar. İstiridye mantarı...Etin yanına çok yakışıyor. Çok süper oluyor. Ben bayılıyorum.. İşte buyrun bakalım bu da kısacık tarifi :) Tarifi kısacık çünkü çok kolay :)
İSTİRİDYE MANTARI

Malzemeler
1 paket istiridye mantarı
3-4 diş sarımsak
3 tane taze soğan
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber

Yapılışı:
  1. Mantarları yıkayıp suyunu süzülmeye bırakıyoruz. Çok büyük mantarları elimizle 2-3 e bölüyoruz.
  2. Sarımsakları soyup ufak parçalara (her diş sarımsağı 4-5 parçaya) kesiyoruz
  3. Zeytinyağında sarımsakları pembeleştiriyoruz.
  4. Mantarları atıyoruz. Ama ocağımızın altının iyice açık olması ve tencerenin kapağının olmaması gerek. Yani elimizden geldiğince mantarlar sulanmamalı. Ama gene de biraz suyunu salıyor. Suyunu salınca tuz ve karabiber katıyoruz
  5. Suyunu çekince de ince ince doğradığımız taze soğanlarımızı da mantarlarımızın yanına atıyoruz.
  6. Hemen 1 dakika sonra ocaktan alıp, sıcak servis yapıyoruz.
Afiyet olsun...
NOT: Tadı biftekten daha güzel oluyor :)

31 Ocak 2014 Cuma

Karalahana Çorbası

Güneş ne zamandır istiyordu. Ben de hafta sonu eğitimler sırasında keşfettiğimiz karadeniz lokantasında karalahana çorbası içince iyice deneyesim geldi :) Bu lokantayı size önermeyeceğim çünkü çok beğenmedim. Geçen gün de pazarın önünden geçerken karalahana görünce aldım ve hemen de denedim. Tabi bu çorba pek de çorbaya benzemiyor daha çok bir sebze yemeğine benziyor bence. Ama tadı harika, sağlıklı...Yapması da kolay. İşte buyrun bu da tarifi:

KARALAHANA ÇORBASI
Malzemeler:

2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağı
2 adet orta boy kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
1 bağ karalahana
1 su bardağı haşlanmış barbunya (fasulye de oluyormuş)
Yarım su bardağı pirinç
6 bardak kaynar su (normal su, et suyu, tavuk suyu)
Karabiber, Tuz ve Pul biber
1 yemek kaşığı mısır unu
Yapılışı:
  1. Zeytinyağı ve tereyağında ince doğradığımız soğanları kavuralım
  2. Salçayı ekleyip bir miktar da salçayla kavuralım
  3. İnce ince doğradığımız karalahanaları koyalım ve karalahanalar hafif yumuşayıp kavruluncaya kadar pişirelim.
  4. Barbunya, pirinci ekleyelim
  5. Suyu koyalım. Tuz ve baharatları ekleyelim.
  6. 30 dakika kaynamaya bırakalım
  7. 30 dakika sonra az ılık suda seyrelttiğimiz mısır ununu yavaş yavaş ve karıştırarak çorbaya ekleyelim
  8. 5 dakika sonra çorbamız hazır.
NOT: Eğer mısır ununu kattıktan sonra çorbanızın biraz daha suya ihtiyacı olduğunu düşünürseniz, biraz daha kaynar su ekleyip bir iki taşım daha kaynatabilirsiniz. Ben öyle yaptım.
Afiyet olsun...

28 Ocak 2014 Salı

Kedidili pratik tiramisu

Çook kolay çoook lezzetli bir tatlı sizlere. Benim gibi tiramisu severler için güzel bir tarif :) Normalde tiramisuyu şu hazır pasta pandispanyalarıyla yapardım. Bide bunu denedim. Siz de deneyin bakalım beğenecek misiniz? Ancak boton kek kalıbına ihtiyacımız var :)

Kedidili pratik tiramüsu
Kreması için:
2,5 su bardağı süt
2,5 çorba kaşığı un
1 yumurta sarısı (yumurta irice olabilir :))
5 çorba kaşığı şeker
1 paket vanilya
250 gr. labne peyniri
Üzeri için kakao

Keki için:
15-16 tane kedidili
1 çorba kaşığı nescafe
1 su bardağı ılık su

  1. Muhallebisi için süt, un, yumurta sarısı ve şekeri muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim.
  2. Piştikten hemen sonra labne peyniri ve vanilyayı katıp 5 dakika mikserle çırpalım ve ılımasını bekleyelim
  3. Boton kek kalıbımızı streç filmle kaplayalım.
  4. Ilık suyumuzu ve nescafeyi, nescafeler iyice eriyene kadar geniş bir kapta karıştıralım. Arzu ederseniz içine çok az da şeker koyabilirsiniz. Ben koyuyorum yarım tatlı kaşığı kadar.
  5. Şimdi kremamıza üç kat halinde tiramisuya koyacağız. En son koyduğumuz krema katı çok az olacak. 5 kaşık yeterli. İlk iki kata daha çok krema koyacağız. 
  6. Ilımış kremamızı boton kalıbın altına düzgünce yayalım.
  7. Sonra nescafeli suda ıslarttığımız kedi dillerini kremanın üzerine dizelim. Yalnız suyun içinde çok bekletmeyeceğiz. Hemen anında sokup çıkarıyoruz. Ben üç tane yan yana , sonra gene üç tane yanyana diziyorum kedi dillerini. Ama son sıra için tüm bir kedidili boy olrak büyük geliyor. Ben de kedidilini önce bıçakla uygun boya göre kesip sonra ıslatıyorum.
  8. Ortaya döktüğümüz krema biraz önce döktüğümüzden birazcık daha fazla olabilir. En sona 5 kaşık falan krema kalması yeterli.
  9. Tekrar kedidillerini ıslatıp diziyoruz ve en sonda kalan kremayı döküp tiramisumuzu bir gece beklemesi için dolaba kaldırıyoruz.
  10. Yemeden bir müddet önce boton kalıbımızı ıslattığımız uygun bir kaba dikkatlice ters çeviriyoruz.
  11. Streç filmi dikkatlice tatlımızdan ayırıyoruz.
  12. Üzerine süzgeçle bolca kakao serpiyoruz.
Tatlımız hazır. Afiyet olsun :)
NOT: Tatlınızı ikram etmeden hemen önce dolaptan çıkarmanızı ve çok uzun süre dışarıda bekletmemenizi öneriyorum. Ben 1,5 saat falan durutmuştum ikram soframda. Bir şey olmadı ama üzeri çok hafif çatladı. Bilginize... :)

Şekerpare

Bir zamanlar çok güzel bir şekerpare tarifim mevcuttu. Onur bayılırdı bu tarife. Ama maalesef onu kaybettim. İnternette araştırmalarım sonucu aklıma yatan bir tanesini denedim. Çok güzel oldu. Hafif oldu. Özellikle bir gece dolapta bekleyince tadı gerçekten mükemmele yakın olmuş. Eğer bir gün eski tarifimi de bulursam onun tarifini de gene buraya yazarım. Bu blog o yüzden de çok iyi oluyor :) Neyi nasıl yapmıştım; şu tarif nasıldı diye düşünmek yerine kendi bloğumdan hemen bulabiliyorum :)

ŞEKERPARE
Malzemeler:

Hamuru:
 Oda sıcaklığında 250 gr. tereyağı (Tarifte margarin vardı. Ama margarin kullanmam ben)
1 su bardağı pudra şekeri
4 yemek kaşığı irmik
2 yemek kaşığı hindistan cevizi
2 yumurta
Alabildiği kadar un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Fındık
Şerbeti:
3 su bardağı şeker
4 su bardağı su

  1. Önce şerbetimizi yapıp şekerparelerimiz piştiğinde ılık olmasını sağlamalıyız.
  2. Suyu ve şekeri iyi bir kıvam alana kadar kaynatalım. Kıvam aldığında ılımaya bırakıp hamurumuza geçelim.
  3. Tüm hamur malzemelerini kulak memesi kıvamında hamur elde edene kadar yoğuralım
  4. Şekerparelerimizi yuvarlayıp, yağlı kağıt serili tepsiye diziyoruz
  5. Ortalarına fındıkları batırıp önceden ısıtılmış fırına atıyoruz.
  6. Şekerpareleri şerbetleyeceğimiz tepsiye alıp, fırından çıktıktan yaklaşık 2-3 dakika sonra hemen üzerlerine ılık şerbetimizi dökelim.
  7. Soğuyunca ben dolaba kaldırdım ve dolapta muhafaza ettim. Tadı çok daha lezzetli oldu.
Afiyet olsun.
NOT: Bu şekerparenin irmiği biraz az. Ama bence normali böyle olmalı. Daha fazla irmikli sevenlere uyarı :)

NOT2: Bu arada şekerparelerime şekil vermeden önce ölçü kabı kullandım hamurdan parçalar koparırken. Böylece tüm şekerpareler aynı boyut oldu. Güzel bir fikirmiş bu. Bu fikri sevdim :)

22 Ocak 2014 Çarşamba

Pinterestten seçtiklerim :)

Son zamanlarda pinterestte pek de bir şey bulamaz oldum... Çünkü tüm resimler genelde hep aynı tema :) Valla noodle resmi, çikolata parçalı kurabiye resmi, patates resmi...Daha da bir şey yok. Desenize daha iyisini sen yükle :) Cık o da yok :) Ama ara ara beğendiğim resimler olmuştu. Onları biraz biriktirdim. Şimdi sizlerle paylaşmak için :)

Bu resimde hoşuma giden şey kurabiyeyi şu ölçme kabıyla yapması. Bunu ben düşünememiştim :) Böylece tüm kurabiyeler eşit büyüklükte olur. Hem güzel pişer hem şekli süper olur. Ben de böyle yapacağım kurabiyelerimi bundan sonra :)
Aşağıdaki resmi paylaşma amacım bu aralar bunun benim favori yemeğim olmasıdır. Havuçları hafif zeytinyağı ve tuzla beraber yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine koyup; hop fırına atıyorum. Yanına da ben yoğurda nane ve pul biber (isteğe bağlı sarımsak ezmesi) koyarak sos yapıyorum. Hem sağlıklı hem de leziz oluyor.  Tavsiye ederim.
 Buna da bayıldım. Ne güzel şeyler yaratıyor bu kadınlar :) Şu kalıplardan almıyım almıyım diyorum da nereye kadar dayanırım bilmiyorum. Bence harika bir fikir :)

13 Ocak 2014 Pazartesi

Paşabahçeden boş çıkamayan kadın sorunsalı :)

Günaydın sevgili okurlar :) Tam olarak yukarıdaki başlıkta yazan soruna sahibim :) Şikayetçi de pek değilim :) Peki neden bu bir sorun? Çünkü evimde bunları koyacak yer kalmadı :) Aşağıdaki güzel fincanları aldım ama inanın bana ki yer bulamadım :) Geçenlerde evimde her hangi bir yere açık raf çaktırabilir miyim diye bakındım bulamadıııııım :) Eğitim sebebiyle her ne kadar üç hafta sonu üst üste işe gitmem gerekse de moralimi iyi tutmak için bunları almak zorundaydım sonuç olarak :) Birisi de beni anlasın canım :)

31 Aralık 2013 Salı

Un kurabiyesi

Dün akşam yaptım. Çok güzel oldu. Ağızda dağıldı. Evimi miss kokuttu :) Küçüklüğümden beri çok severim çayla. Buyurun tarifi...

Un kurabiyesi
Malzemeler
250 gr. tereyağı (Siz kullanıyorsanız bir paket margarin de olabilir. Ben şahsen margarin kullanmıyorum asla) (Oda sıcaklığında)
1 kahve fincanı sıvı yağ
3 tepeleme kaşık pudra şekeri
4 kaşık mısır veya buğday nişastası (Evde mısır nişastası vardı. Ben onu kullandım)
Alabildiği kadar un

Üzeri için pudra şekeri

Yapılışı
Tereyağı, sıvı yağ ve pudra şekerini güzelce karıştırıyoruz.
Nişasta ve alabildiği kadar unu (kulak memesi yumuşaklığında) ekleyerek hamuru yoğuruyoruz.
Daha sonra kurabiyelerimize şekil verip yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye diziyoruz.
Ben yuvarlak şekil verdim siz isterseniz pastane şekli (üstü çizgili paralel kenar :) Hamurdan bir şerit yapıp üzerini çatalla çiziyoruz ve verev verev kesiyoruz.) de verebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış 160 derece fırına sürüyoruz.
Kurabiyeler beyaz kalacak şekilde fırından çıkarıyoruz. (Ben piştiğini şöyle anladım :) En köşedeki kurabiyemin kenarı çok hafif pembe olmuştu. Fırından çıkardım o zaman)
Biraz ılıyınca kurabiyelerimizi saklayacağımız kaba alıp üzerine süzgeçle pudra şekeri serperek pudra şekerine buluyoruz.

Afiyet olsun.

30 Aralık 2013 Pazartesi

Ayva Tatlısı

Tüm kış boyunca yapıyım yapıyım dedim. Bir türlü sıra gelmedi. Sonunda bu hafta sonu biraz grip olunca kendime biraz daha vitamini bol şeyler yapmaya çalıştım. Ayvayı pek yemem ama vitamini bol, bir çok faydası var ve gribe de iyi gelir bunu biliyorum. O yüzden ayva tatlısı yaptım. Kış için hem vitaminli hem de diğer tatlılara göre daha masum sonuçta, öyle değil mi? Gerçi biz kaymakla biraz masumluğunu bozduk :) Çok da güzel oldu. Güneş çok beğendi. Ben iki ayvadan yaptım. Ölçülerim aşağıdaki gibi. Siz ayva sayısına göre malzeme miktarlarını ayarlayabilirsiniz. Gıda boyası kullanmadım. Çekirdekleri zaten ayvaya renk veriyor. Ama benim aklıma çok süper bir fikir geldi. Aktarlarda hep satılır. Bamya çiçeği çayı diye. Kıpkırmızı rengi olur ve tadı kuşburnuna benzer. Ayva tatlımın içerisine 7-8 yaprak bamya çiçeği çayı koydum. Hem tat verdi hem de renk. Bu çayı kışın şifa niyetine de içmenizi tavsiye ederim. Biz eşimle akşamları normal çay yerine aktardan aldığımız çeşit çeşit bitki çaylarından yaparız hep. Bunun için de halamın bize ev görme hediyesi olarak getirdiği bir çay servis gereci var. Onu kullanıyoruz. Tavsiye ederim. Bitki çayı için ideal bir alet. Hem de hiç soğumuyor. Çay bitene dek hep sıcacık. İstediğim bitki çaylarını içine atıp; kaynar suyu ekliyorum ve kendi kendine demlenmeye bırakıyorum.
İşte bu bitki çayı için kullandığım alet:)
Bu da bamya çiçeği çayı :)
Konu dağıtmada üstüme yok galiba :) Her neyse artık ayva tatlısı tarifine geçeyim:)

AYVA TATLISI
Malzemeler
2 ayva
1,5 çubuk tarçın
5-6 tane karanfil
7-8 yaprak bamya çiçeği çayı
16 kaşık şeker

İçi için:
2 elma
İsteğe bağlı miktarda ceviz
Tarçın

Yapılışı
Ayvaları güzelce yıkıyoruz.
Kabuklarını soyuyoruz. Ama atmıyoruz.
Ayvaları ortadan ikiye bölüp; göbeklerini çıkarıyoruz
Çekirdeklerini de bir kenara ayırıyoruz. (Ne kadar çok o kadar güzel renk :) )
Bir tencerenin dibine ayva kabuklarını yerleştiriyoruz
Ayvaları kesik kısımları üste bakacak şekilde yerleştiriyoruz.
Karanfil, çubuk tarçın, ayva çekirdekleri ve bamya çayını koyuyoruz.
Her ayva parçasına 4 tepeleme kaşık şeker ekliyoruz. (Yani dört parça ayva için 16 kaşık)
Ayvaların boyuna kadar suyu ekleyin.
Yaklaşık 1 saat 45 dakika pişirin. Pişip pişmediğini bıçak batırarak anlayabilirsiniz. Bıçak kolayca batıyorsa pişmiştir.
Pişirme sırasında her 20 dakikada bir tencerenin kapağını açıp suyu ayvaların üzerine gezdirdim. Bu arada kaynayan şerbetin kokusuna ve tadına hayran kalacaksınız :)

İçi için:
Bir tavaya 2 orta boy elmayı rendeliyoruz.
Ocağı açıp elmaları 5-6 dk kavuruyoruz.
Sonra tarçın ve cevizleri ekleyip; güzelce karıştırdıktan sonra ocağın altını kapatıyoruz.

Ayvalarımız pişince bir bor cama alıp, üzerlerine tencerede kalan şerbetimizden bir miktar akıtıyoruz.
Göbek kısımlarına iç harcımızı yerleştiriyoruz. Üzerlerine tekrar tencerede kalan şerbetten gezdiriyoruz.
Soğuması için dolaba kaldırıyoruz.
NOT-1: İsterseniz kaymakla servis yapabilirsiniz. Çok güzel oluyor.
NOT-2: Pişirdiğimiz ayvaların içerisine elmalı harç yerine sadece kaymak da oturtabilirsiniz. Sonra üzerine ceviz serperek harika bir servis yapabilirsiniz :) Ben bir dahakine böyle denemeyi düşünüyorum.
Afiyet olsun...

26 Aralık 2013 Perşembe

Evimde beni mutlu eden bitakım şeyler ...

Evet, 30 yaşında olabilirim :) Ama bu böyle şirin şeyleri evime doldurmaya engel değil ki :)
Çok sevdiğim paşabahçe kapı süsüm :)
 Evimin neredeyse en sevdiğim yeri balkonum. Çok sade, çok şirin ve çok beyaz oldu :) Beyazı çok seviyorum. İleride daha geniş bir eve taşındığımda en büyük hayalim evimi aydınlatacak beyaz mobilyalar :)
Bakın Ankara'ya uygun şişko beyaz güvercin mumluklar balkonumda saksı olarak nasıl da bakıyorlar billy dolabın tepesinden tepesinden :)
Hiç sevmediğim halde sırf bunları kullanmak için bana neredeyse her hafta sonu haşlama yumurta yedirten sevgili paşabahçe yumurtalıklarım :) Çocuklar kanar bunlara ama işte ben de kanıyorum :)
Hevesten öle öle aldığım kurabiye kalıplarım ve vs. Fırsat çıksa da kurabiye yapsam diye gözetiyorum :)
İçine her bir şeyi koyduğumdan ne işe yarattığımı anlayamadığım ama balkon duvarıma cuk oturan ikea billy dolabım :) Aslında bunu yarı cam kapak almıştım. Teslimatta yanlış geldi. Ama iyi ki yanlış gelmiş. Ben bu dolabın karışık raflarını görmeyi çok seviyorum :)
 Sevgili Yıldız'ın küçükken ki barbileri :) Ben çok sevdiğim için bizim eve geldiler :)
Hemen billy dolabımın karşı duvarına yaslanmış, evdeki bütün süprüntüleri toplayan gene ikeadan aldığım beyaz dolabımın üstündeki tepe home kuşlarım ve paşabahçe kuş yuvam. Çok seviyorum burayı:)
 Buda evimin çeşitli yerlerinde asılı duran English Home bereket kuşlarım :) Çok ihtiyaç oluyo evde bunlara. Evin en büyük ihtiyacıydılar. Hemen gittim o yüzden koşa koşa aldım :)
Sanırım evimi seviyorum :) Sevgiler. Yarın Cuma yaşasıııın :)